sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2010 Perşembe

Redbull Kanatlandıracak mı Görücez:)

Turtilerle Recep İvedik 3'e gittik. Kasılmaya gerek yok 2'den cokdaha fazla güldük!
Gayetde eğlendim, zaten absürd komedi oldugunu bile bile gidip hala eleştirmiyorlarmı sinir oluyorum.
 Adamın zaten aptal saçma şeylerine gülüyorsun ne bekliyorsun ki anlamıyorum.
Tavsiye ederim güzel zaman geçiyor:)
Heryıl cadde'de izleriz, Redbull flugtag'a takım kurup başvuru yapmak istiyorum. Geçen reklamını görünce supermario'ya söyledim ama beni kaale almadı. Ne işin var gerek yok diye:D 

Sen benım hep önümü kesiyorsun sende kur ekip sende katıl ben sana birşey diyormuyum desemde, ne alakası var diyor:P Bende dün pınoş bugun yeşocumla konustum biliyordum heyecanlanıcaklarını. Düşündüğüm gibi oldu. Aradım redbull'u 12marta kadar basvuru lazım. Ama katılımcıların arasından seçme yapıcaklarmış. Çok başvuru olacak şansımız cok cok az. Demoralize olsamda bu anlamda genede deneyeceğiz. Yeşo'da pınoş'da supermario yer seni desede ahaha fenaa fenaaa basvuruyu yapıcam.

O heyecanı yasamak istiyorum hemde cok projeler kafamda ucuşup duruyor, kostümleri bile düşündüm.
ama benım düşüncelerimle bitmiyor onların bizi seçmesi lazım okadar insan arasından sıyrılmak cok zor. Bakalım kısmet. Supermario diyorki iki dakika boş bırakmaya gelmiyorsun hemen örgütlüyorsun insanları, sende herkes gibi seyretsen ölürmüsün:D 

Süper Heyecanlıyız cok hemde.

9 Aralık 2009 Çarşamba

Kendi Kararın

Akşam Zaman Yolcusunun Karısı The Time Traveler's Wife isimli filmi izledik evde.
Kitaptan uyarlama film ve Cengiz Semercioğlu bir yazısında öyle met etmişti ki kitabı çok heyecanlanmıştım. Hatta ağladığını yazmıştı. Kitabı okumak için sabırsızlanırken filmi çıktı falan heyecanla bekletiyorduk özel birgünde izleyelim karmaşaya karışmasın diye.

Salep, kazandibi, rulo gofret + tizden ışık + 5+1 + battaniye + ayaklarını uzatma keyfi şeklinde hazir ve nazırdık. Başı sonu belli olmayan konusu oturmamış sürüklemeyen bir sonraki adımda ne olacagını tahmin edilebilinir bir film çıktı hatta ben uyuya kaldım itiraf ediyorum. Cengis Semercioğlu neresini sevmiş anlamadım.Çok sıkıcı ve saçma bir filmdi.

Lost ingilizce diye Turtide 3.sezonu yenisini almış Allahım içime oturcaktı parası :D izleyesim gelmiyor bitmesin diye.

Yaptığım taze fasülyeyi bu sefer düdüklüde pişirmiyim dedim üşendim indirmeye,
Normal tencerede de pişmemiş yarım saatte.yiğitliğe shit sürdürmiyim dedim yiyim ama yok yenecek gibi değildi:D Bugün tekrar pişiricem.  Ama yemek yapasım yok, Ben ki çok severim mutfağı..

-----
13:30 eklemesi :
milli piyango aldım yılbaşı için 30 milyon veriyormuş herzamanki fikrim gene ikramiyenin miktarna göre 60-70'e bölünmesi. Şu zamanda havadan gelicek her rakam mutlu eder diye düşünüyorum herkesi. Ve Bukadar büyük bir miktarın kendime cıkmasını hayatta istemem. Bu Para yoldan cıkarır insanı. ben değişmem diyen yalan söyler diye düşünüyorum. Akıl sağlığı bozulur ne oldumcuk olur insan.
Geçen sene buzdolabımın üzerine 5-6 maddeli beklenti listemi yazıp koymuştum yeni yıl öncesi.
Bu sene baktıgımda hepsinin olduğunu gördüm. En önemli şey hayatta Sağlık ve huzur bence. Para kazanılır ama ağıztadın huzurun yerinde yoksa hiçbir değeri yok. 2010'da 2008-2009 kadar güzel geçer umarım.

26 Kasım 2009 Perşembe

Bilmezsen Kalırsın İşte Öyle

Dün akşam üzerimde nasıl iğrenç bir ruh hali iki bagırsam rahatlıycam sanki, Servisden indim Supermario'yu beklıyorum gelsin, onun ruh hali benden berbat cıktı kızmış şirkettekilere nasıl söyleniyor of ben gıkımı cıkarıcak ortam yakalayamıyorum. Tıstım kaldım. Aşkım giyin cıkalım dışarda yeriz dedi kafamı dağıtıyım azcık. Canıma minnet bende onu düşünüyordum zaten. Ben kendi sıkıntımdan bahsetmeden uçtu gitti zaten o ruh halim. Mamamızı yedik Dolaştık hatta sıkıntı yerini şımarıklığa bıraktı yapmadığım rahatlık kalmadı.

Akşam Lost'u izlerken 3. cd'deki tüm bölümlerin ingilizce oluşuyla duvara tosladık. Ay em tuku may sörneym is tukulata seviyesinin iki  tık üstündeyim , Kocim benim bir tık altımda:D 
Biz bölümler için kuduruyoruz ama yok hepsi ingilizce. Olmıycak böyle dedik hiç olmazsa izleyelim.
O sırada biz diyoruz neler kaçırıyoruz. Ay go dedi  git diyor :D

Hafiften cümle söktüğüm anlarda havalarda uçtuk,  i need to talk to you, gözlerim kısık anlamaya calısırken sus bir anlayamıyorum diye kocimi haklamış en bilmiş halimle cok iş beceriyormuş gibii  "konuşmak istiyormuş aşkım" diye sükunetle açıklamışım ayaklarım yerden kesik:P
 island dedi adada birşeyler olmuş ay jack'e kadın aşnak fişnek bakıyor  ahahah allahım lanet olsun nasıl bilmem ingilizce diye kendimi yediğim andır.

Gece'de 2012 filmini izleyelim dedik ama yok sarmadı beni. Abartılı olunca kendimi veremiyorum filme.

Bugun yarım gün çalışıyorum malum arife, yarın bayram.
Bayram'lar güzeldir kahkahalar sohbetler eksik olmaz her evde,
Bu Bayramda Herkese Mutluluk getirsin.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Hayat.. kahve gibidir yalnız içmek keyif vermez..

Ne anlamsız bir haftasonuydu.

Cumartesi paso evle ilgilendim. Yıka temizle kaldır. Zaman şıp diye geçtide akşam olmuş hiç oturmadan gün bitmiş.
Akşam iftarı sahil kenarında piknik gibi yaparız diye düşünerek bişiler hazırladım ama Aşko yorgun gelince evde bahçede yemeye karar verdik.
Karı koca güzel bir yemek yedik karşılıklı Özel soslu patates salatası, Mevsim salatası, Havuclu Kabak salatası, Biberli Göğüs fileto tavuk ,Bulgur pilavı..

Lezzetliydi özellikle ilk kez yaptıgım Soslu patates salatası ve Biberli tavuk pek bi hoşumuza gitti.

Ghosts of Girlfriends Past "Hayalet sevgililerim" isimli filmi izledik ve nargile.. Haftasonun en güzel anı bukadar

Film hiç beklediğim gibi değildi. Özellikle sinemaya gidip izlenecek bir film değil.

Karar verdim keyifsiz olunca yazasım gelmiyor. Siteyi açıp açıp kapıyorum. Tarihe not düşmek adına bikaç satır yazayım dedim sonra geri dönüp okuyunca güzel oluyor.

Pazar günü Süpermario olarak şekerananemin evinde bikaç bişi vardı onları halleti aşko, sonra pamukananemın yanına hastaneye gittik. Öyle şeker masum duruyor ki hastanede maskotu olmuş hemşirelerin. Dr.lar akciğerlerine yaptıkları operasyonda delik oluşturmuşlar ve buyüzden hastaneye yattı cok zorlu birsüreçde. Canı cok yanıyor, çok üzülüyorum Allahım hakkımızda neyse onu yaşatsın. Canımıniçi annemde refakatci kalıyor yanında.

Güzelananem nekadar acı cekiyorsa annemde okadar üzülüyor ve hastanede günlerdir harap oldu oda, mübarek ramazan günlerinde Allahım yardımcımız olsun. Neredeyse bütün gün oradaydık.
İftar vaktine kadar dısarda vakit geçirelim sonra dönüp annemide alıp gideriz iftar açmaya dedik. Yakınlarda aşkonun babanesi var onlara gittik. Hala, amca, kuzenler, babane hepsi birbirinden tatlılar. İçten ve samimiler özlemişiz. Ordan çıkıp Hastaneye cok yakın olan Olivium 'a gittik. Biraz gezdik dolaştık ama çok çabuk bitti Hiçbişi de yoktu alınmaya değer.

Dönüp tatlıannemide alıp iftarı yapmaya gittik Olivium'a tekrar. Günlerdir hastane dşına cıkmayan anneciğime de değişiklik oldu. Hayat plan yapmaya gelmiyor. Ananem böyle olmasaydı eğer bu haftasonu iftarımızı mangal yaparak açıcaktık sahilde. Kısmet işte.

Onlar iyi olsunda hergün bizim..



20 Ağustos 2009 Perşembe

Sessiz bir akşam..

Artık supermario'mun çalışma saatleri pek bir uzadı. 1haftadır 22’den önce eve giremiyor. Benimde canım ne yemek istiyor ne iş yapmak. Tv karşısına geçip zaping yapıyorum, O kanal senin bu kanal benim.


Dün akşam yemeğimi yedikten sonra Kanaltürk’de The Deep End of the Ocean
( Okyanus Kadar Derin ) filmine kaptırdım kendimi. Başrolünü Michelle Pfeiffer’ın oynadıgı dramatik bir filmdi. Aslında dramatik filmleri sevmem sırf buyüzden Türk sinemasının mihenk taşlarından olmaya aday Babam ve Oğlum filmini izlemedim. Stres hüzün hayatın zaten içinde birde üzerine para yada zaman harcayarak başka sıkıntılara üzülmenin manası yok diye düşünüyorum:) Ama Yırtık Rahibe filminin en tatlı zenci oyuncusu Whoopi Goldberg’i görünce izlemeye karar verdim.

Kısaca filmin özeti; Mutlu bir ailenin 3yasındaki çocuğu olan Ben bir gün ortadan kaybolur ve tam 9 yıl sonra bulunur.. 12yasında herseyden haberdar ve kendine özgüveni tam bir çocuk olarak yetiştirilmiştir. Gerçek ailesine ısınamaz ve aile içi çatışmalara yol açar.

Annenin çaresizliği düzenlerinin bozuluşu filan çok etkiledi ve şıpırşıpır döküldü yaşlar. Sonu güzel bitsede neden dramatik filmleri sevmediğimi birkez daha anlamış oldum ,çünkü dayanamıyor ağlıyorum :)


İZLEMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜM FİLM..


Vizyondaki filmlerden ağlayacağımı bile bile izlemek istediğim film My Sister’s Keper (Kız Kardeşimin Hikayesi). Camreron Diaz ve Alec Baldwin başrollerini paylaştığı film fazlasıyla hüzünlü konusu itibariyle.


Lösemiye yakalanan küçük kızlarına ilik bulabilmek adına dünyaya getirdikleri yeni bebekleri bir çok ameliyat geçiriyor. 11 Yaşına geldiğinde avukat tutup, ailesine dava açarak,yasalardan kendi vücudu ile ilgili kararların ailesinden alınmasını istiyor.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Api :)

29temmuz 2009 çarşamba



Temmuz ayı baya bir ugursuz geldi Supermario'mun apandisti patladı ameliyat oldu. Ve ona isim taktım dikişli yeri ve artık "api". Api'n nasıl ? diyorum anlatıyor acıdı acımadı cokyürümeyelim duralım falan diye:)
Herşeye isim takmak gibi bir huyum var sevdigim sevmediğim insan, nesne, cisim hiç farketmez anında konduruveriyorum bir ad. Api'de bunlardan sadece ve sadece biri:) öyle cok varki bazıları özel tabi:))

Bu aralar serin serin engüzel yerler bizim için sinema salonları..

Palladium'daki cinebonus'daki Türkçe'ye " felekten bir gece " olarak çevrilmiş asıl adı The Hangover olan filme gittik . Öyle istemeyerek gittik ki sanırsın kafamıza silah dayadılar illa gir bu filme diye. Cep sineması diye Supermario çok dalga geçti kesin dandik girmeyelim diye. Film başladı, başlar başlamaz öyle bir içine aldıki. Son zamanlarda en eğlenerek izlediğimiz film güldük bayağı.

Pazartesi günü Supermario'mun raporu devam ettiği için evdeydi ve karısına mamalar hazırlamış sofrayı kurmuş gelmemi bekliyormuş. Servisden iner inmez beni aldı ve eve gittiğimizde miss gibi hazırlanmış masa soyasoslu tavuk (çok lezizdi) makarna (tam sevdiğim gibi yumuşak) patates kızarması (elleriyle soymuşşşşş yerim ben onuuu) ve kocaman bir salata tabağı. Ben masayı görünce doydum daha yemeden öyle lezzetli duruyorlardı ki. yemeğimizi yedik yaktık nargilemizi ohh sabahlar olmasın.. cok güzel bir akşamdı.

Dün akşamda dışarı cıkmayı düşünmüş Supermario ve ben geldim üstümüzü değişip Meydan Cinebonus' a gidip "ice age 3" 3boyutlu olarak filmi izleyelim dedik . Çok methedilmişti ve çok gülemeyi düşleyerek girdim.
Zaten 21,30seansına diye evden cıkıp oraya vardıgımızda hala vaktımız var bu seansa hadi girelim nidaları eşliğinde,19,15 seansına 19,10da girmeyi planlayınca yemek filan hak getire. Supermario hemen tavukburger ve hamburger aldı içeri girdik reklam sırasında mideye götürdük. AA ama unutmamalıyım ben o ıkısınıde kendımın sanıyordum cunku cok actım meger aşko tekini kendıne almış güya tokdu:) neyse yediğim engüzel tavukburgerler'den bırıydı sanırım cok actım oyuzden öyle geldi. Yedik hızlıca alçak görevli bizi kandırdı 5dakika sürer reklam dışarda yemeyin geç kalırsınız diye ve nekadar 19,30dan önce başlamayacagını bilsekde hadi dedik 3boyutlu farklıdır belki girdik.

Gözlüklere 2*2,5 tl ödedik . Ben evde izleyceğim 3boyutlu filmlerin hayalini kuruyordum barkodları okutulurken gözlümlerimle. oh oh missss. Film başladı ve cidden güzel birşeymiş 3boyutlu zamazingo sanki yanında oluyor herşey. senden ortalarına girip geçin oturun diye ayırmak istiyorsun okadar yanındalar. Show tvana haber bülteninde Ali Kırca modern çağın reha muhtarı konumundadır kendisi nazarımda:) (Korcan Karar'da 8957 yerinden delinmiş çelik kapıyı stüdyoya taşıyarak beni benden almış bir haberci, onun sunumlarına şok programından alışkınım hala ciddimi şakamı diye kendimi dürttüğüm bir şahısdır kendisi) ışınlanarak stüdyoya konuk almışlardı geçen bültenlerden birinde onlardan bile daha iyi haha ne manyak bir haber bülteniydi o yaaaa .
Konuyu nerelere taşıdım neler diyorum ben:)), heh evet 3boyutlu olması dışında bende aman aman bir etki yaratmadı karakterlerin hepsini ayrı ayrı sevıyoruz ama hikaye eski filmlerde oldugu gibi alıp götürmüyor. Ve izlemeye gelenlerin %95'i koca koca adamlar ve kadınlardı cocuklar arada kaynadı.
Sözün özü güzel vakit geçiriliyor ama özellikle süperdi diyemem.

Çıkarken gözlüklerimizle şebeklik yapıyorduk aşkoyla birbirimize, a birde ne göreyim cıkışta gözlükleri topluyorlarmış. Kapıda nemrut bir görevli ve önünde sepet cıkana gözlükleri bırakmasını söylüyor. Tıpış tıpış bıraktık gözlükleri. Öyle afalladım ki, hiç tahmın etmiyordum geri vereceğimizi meger haberimiz olmaksızın kiralamışız gözlükleri. 5tl de gözlük kirasıymış. Tabi bu bizim kendi düşündüğümüz açıklaması, kimsenin bişi söylediği yok. Sonra aklıma düştü niye verdimki neticede ödeyip satın almştık gözlükleri geri verecektik madem niye söylemediler. Şeytan dedi git söyle ama canım istemedi sonra kalkmak. Ve kocişko o ben bunları anlatırken ne yesek diye cokdan debeleniyordu. Steakhouse menü aklındaymış aç olmadıgımı söylediğim halde bana gaz verip durdu 2,5 kg almışım tatilde götürdüğüm löp löp açık büfe sonrası. Kendimi evdeki Bodrum yolu dönüşü Manisa kırkağaç'dan aldıgımız bal gibi kavuna hazırlamıştım. Aklıma girdi ve yemeyikabul ettim. 6adet patates 3 ısırık steakhouse sonrası bıraktım çünkü beynim ilk defa söz dinlemiş ve kavuna kendini ayarlamış meğer menüyü istemedi:))))
Aşkım yedi kalanını ve eve gidince 2sodayı içti bu sıcaklarda olcak iş mi :)
Evde Tv'de başka film vardı ona başladık "sokak dansı "diye cok keyifliydi. Sonunu izleyemedim saat 1'e geliyordu. Uyuya kalmışım. Supermario'ya dedimki bizde hiphop- r&b dans kursuna gidelim cok güzel süper dans edebilmek bence. Herkes öyle yada böyle dans eder ama cidden profesyonelce yapabilmek müthiş birşey. yok mok dedi Api'si acıyormuş :) ama "iyileşince bakarız" mış. bakarız Supermario'm dedim hehe..

çok seviyorum hemde çokkk