biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2013 Çarşamba

atlantis

Pazartesi
İş çıkışı direkt anneme, bebi'nin yanına gittim.
Supermario biraz mesaiye kaldı ama çok geç olmadan 8'e doğru geldi.
Anneme çiçek almış gelirken. Annem çok mutlu oldu görünce. Ben de çok sevindim.
Fazla durmadık indik hemen arabaya. Bir baktık koltukta bir demet de bana almış.

Cevo'ya geçtik. Bebi'nin 2 gündür yanında olmayışımızın acısını oyun parkı ile çıkaralım diye.
Önce yemek yedik sonra atlantis'e geçtik. Bayadır gitmiyorduk yeni bir sürüüü oyuncak gelmiş.
Hem supermario hem ben hem bebi için eğlenceli bir lunapark akşamı oldu.
Geç olmadan eve dönelim dedik ama yine saati 22:00 yaptık çıktığımızda.
Lador'da bebi uyur diyorduk ama uyumadı eve kadar bekledi. Arabadan inince bidt dii (bitti) diyor :)

Eve girdik sarı kafa hemen emziğinin peşine düştü uyku gözünden akıyor emmi ve şu ( emzik ve su) yanına alıp yatağa geçti. Yanına yatıp birbirimize sarıldık. Sonra o sıkıldı yüzüstü yatıp elini yastığın altına soktu bebekliğinden beri yaptığı gibi ve 5 dakikaya kalmaz tırtıngen olmuştu.

Böyle anlarda erken uyutup salona girenin havası çok olup statusu artıyor bizim evde.
Supermario vayyy diye başladı hemen ben koltuklarım kabarık uyku sırasını çabuk savmanın haklı gururuyla oturdum.

salı
dün akşam nasıl geçti haberim yok. iş çıkışı Aslı'lara geçtim bebi ve esla oynadılar. Sonra supermario geldi biraz takıldı oradan yeeni eve uğradık. Sonra eve geçtik 1saat rzl'le telefonda konuştuk makara gırgır derken zaten ben toktum 2tabak ama bildiğin yemek tabağı dondurma yedim. carte d'or çilek çikolata kaymak üçlüsü olan kutu bu yaz benim en büyük arkadaşım oldu. takıldım mı takılıyorum serimin en başını çekti. koca kutuyu kendi başıma bitirdim.
Kendim tokum bebi'ye zaten babaannesi yedirmiş supermario'yada tok muamelesi yapmıştım ki çocuk açlıktan ölüyormuş. Hemen hızlıca ona bir şeyler hazırladım ama saat çoktan geçmişti. Biraz bebi ile oynadık öpüştük koklaştık uyku saati geldi. Sıra supermario'da olduğu için digiturk iQ'dan yalan dunya'yı açıp izlerken uyuklamışım. Uyanıp bebiyi uyuturken kendi de uyuyan supermario'yu uyandırdım yanıma geldi bugün pasaportunu uzatmak için emniyete gidecekti. İşleri yoğunmuş iptal mi etsem diye bana sormuş bende etme demişim baya bir konuşmuşuz. O sormuş ben cevaplamışım ??
ama ben hiçbirini hatırlamıyorum. Uykulu halde yaptığım diğer hiç bir konuşmayı hatırlamadığım gibi.
Uyur gezer değilsem de uyur konuşur bir insanım ( hem annem hem supermario söylüyor ben de böyle olduguma inandım artık el mahkum)

13 Ağustos 2013 Salı

1yıl önce 1 yıl sonra


* - Bundan bir yıl önce supermario bana yalnız tatile gitmek istiyorum dese direkt boşanalım der kesip atardım.
Şimdi gidilebilir geliyor?
Aklına karpuz kabuğu sokmaya gerek yok tabii :D
Hani bir gün talebi olursa hala bu ruh halindeysem izin veririm yani.

* - İş yerinden sevdiğim arkadaşlarımdan biri bu gezi parkı zımbırtısı yüzünden çıkarıldı çok mutsuzum

* - ayfertito izinde hala onu çok özledim.

* - Pno bize çok yakına taşındı, sık sık görüşüyoruz. geçen kıyafetlerimi ayıkladık. bana olmayanları ona verdim 34 beden her şey cuk diye oldu. Onun kıyafetleri de bana olsa keşke nerdeee . Sanırım bir daha hiç 34 beden olamıycam. ümidimi kestim. Geçen sene bebi'nin ilk yaş gününde 34müşüm o zaman giydiklerim şimdi kasıyor ciddi ciddi.

* - Sln'le kız partisi verdik geçen akşam. 7 kız olduk toplamda. rakam tek olunca Nsl'i fasülye oldu her oyunda:))) bu komik ismi de anlatsam şimdi hiç komik olmayacak olan o an çok güldüğümüz klasik makaralarımızdan birinde taktık. Menüyü belirledik erkekler evden gitti biz de güzel bir yemek yedik önce sonra dvd 'ye en ağlak aşk filmini takıp salya sümük ağlaya ağlaya izledik. Ardından da genelde kızlı erkekli oynadığımız katil kim oynadık. çok güzel bir geceydi.

* - Bebi'yle aşkımız çok büyüdü. Dillendikçe daha da tatlı oluyor dün annemle aramıza alıp trablusgarp dedirtmeye çalıştık gabadi dedi:D  söyleyemediği kelimelere başka uyduruk şeyler diyor.

* - Bire bir çakma supermario oldu bebi. koltugun üzerine elinde dergi ile çıkıp tavandaki sinek'i öldürmek için zıpladı. indi aşağı bu sefer bebi çıktı aynısını yapmaya. tripler el kol hareketleri aynısı.

* - bu akşamdan için dün Eek mesaj yazmış yarın bizdesiniz yemeğe diye ama hiç gidesim yok. Deniz kenarında olmak istiyorum.

8 Temmuz 2013 Pazartesi

dün bugün

Kaşı Beyaz'ın kahvaltısını çok kişiden duymuştum güzel diye. Bir kesim o kadar para verilmez bir kesim değer diyordu. Dün yani pazar sabahı taa Florya'ya gittik Kaşı Beyaz için. Dedikleri kadar vardı yok yoktu gerçekten. Ama beni en çok oyun alanı cezbetti. Jetonla oynanan envai çeşit oyuncak ücretsiz ve hepsinin başında kızlar çocuklarla yemeklerini yedirmesine kadar ilgileniyor. Develi'de de oyun alanı var ama buranın 3'te1i etmez. Buranın bahçe oyun parkı ayrı içerideki game center'ı ayrı güzeldi. Bebi'nin Supermario'ya düşkünlüğünü geçersem eğer son zamanlarda en rahat geçirdiğimiz vakit oldu. Biz rahatça kahvaltımızı yaptık o da gönlünce oynadı.
Ben de yorumumu yapayım kesinlikle değer. Verilen paranın hakkını hem sonsuz kahvaltı çeşidi ve lezzetle hem de ambiyansla çıkarıyorlar.

 3,5 gibi oradan kalkıp Aqua Florya'ya geçtik. O nasıl bir manzara. Güneş'in tepede olduğu bir anda ve karnımız tıka basa dolu gittiğimiz için açık alandaki cafelerin manzaraya karşı tadını çıkaramadık ama çok çok beğendik.

  Bugün ise Supermario ve Bebi baş başalar evde. Bebekliğinden beri çok kere ikisi kaldılar tüm gün. Supermario bebi'ye yalnız başına bakmaya alışık. Anneanne veya babaanne'nin işi olduğunda ya da ben izin alamadığımda hep Supermario izin alıp ilgilendi bebiyle. Zaten çoğunlukla bebi supermario'ya yapışık şekilde yaşadığı için zorluk çekmeyeceğini biliyorum. Sabah 7,30'da uyanmış ve 2kera altını değiştirmiş :) Kahvaltıdan sonra dışarı çıktılar. Şimdiki zamanlı cümleler kuruyorum çünkü yarım saatte bir arıyor durum raporu veriyor Supermario. Ben de yanlarında gibi hissediyorum kendimi:) Şimdi arabayı bakıma vermiş bitmesini bekliyorlarmış oradan top havuzuna geçeceklermiş. Yerim ben bu ikiliyi!

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kısa Kısa


  • Supermario'ya dedim ki anne olduktan sonra kedilere çok üzülüyorum sokaktalar açlar, geçen bir belgeselde yeni doğan ayakta durmaya çalışan lama'yı yediler ne ağladım. Supermario'dan gelen cevap; ben de ben de Sineklere bile hadi  kızım git buradan diye söyleniyorum. Bizim bu muhabbetimiz duyan Emr'e yerlerde 
  • Sln, emr, rsl, mrv, elf, emi, aymet'lerle çok sık görüşsek de bol bol özleşiyoruz. Hafta sonu görüşememiştik bugün Sln'e dedim ki 2gün oldu görüşemedik özledim gel, o da; aklımdaydın ben sana diyecektim sen demişsin dedi. Yarın için program yaptık.Üzerine Emr'e ile standart whatsap geyiklerini yapıyorken yarın Sln bizde dedim.Özlemiştim gel dedim o da beni özlemiş geliyor diye anlatıyordum ki Emr'e bombayı patlattı,Supermario'yu 15 yıldır tanırım bir gün özledim gel demedi bana diye. Haha ne güldüm ne güldüm. Erkekler birbirlerine özledim demezlermiş kızlar diyormuş ne güzelmiş. Gel seni de özledim dedim dünden davet bekliyormuş meğer piki dedi:p
  • Yakında rsl ve mrv ile komşu oluyoruz pek güzel oldu.
  • Tatile çok az kaldı bu sene bebi daha fazla bilincinde olacak ona çok seviniyorum
  • Dün akşam 23:30'da Supermario patates kızarttı. Tok karnımıza tam 1kg patates kızartması yedik. Ben bebi'yi yatırırken hazırlamış içeri bir girdim loş ışık yerlerde güller, bir de mum yakmış çok romantik bir patates kızartması yedik haha.
  • Dün supermario'ya dedim ki; banyo mobilyasını yapan ustayı arayıp çamaşır makinası için yapılacak bölmeyi 5 cm uzun tutsun kapak yaptıralım mis gibi makina gözükmesin. Tamam ara dedi. Ben değil sen arıycan dedim. Niye ben arıyorum diye bir çıkış yaptı ki sanırsın ben erkek o kadın. Bir şeyle de sen ilgilen diye vızırdamaya başlayınca ben,yarın ararım dedi, şimdi ara niye yarını bekliyorsun dedim. Başladı söylenmeye yok mobilyalar bu hafta takılacakmış olmıycak birşey istiyormuşum da bıdır bıdır. Beni yarın ararım diye başından savmak yerine açıklasana kaçırmışızdır o aşamayı  diye dedim. Aklıma gelmedi zaten yarında aramazdım yapamıyormuş derdim dedi. Klasik supermario armut piş ağzıma düş:)
  • Temmuz ayına girdik ama 2 gündür yağmur yaş geceleri serin de oluyor.
  • Sanırım bebi yarım konuşacak akkım diyor (aşkım) adını söyle diyoruz huggar, canım de diyoruz anım ama öyle şeker ki keşke totosunun üzerinde oturabilse 7/24 cümle kursa bize
  • tüm güm uyumama rekorunu 16 saate çıkardı. sabah 7'de uyanp ki 23'ü geçiyordu yattığında. Artık mecali kalmadığı anda dışarıdan müzik sesi geldi yattıgı yerden işaret parmaklarıyla tempo tutuyor  yerim eşek maymunu

30 Mayıs 2013 Perşembe

supraysss

Şu sıralar evde krizimiz pek eksik olmuyor.
En popüleri, üstümü değiştirmiycem, yataktan kalktığım gibi dolaşıcam ve 30 küsür derece olan Mayıs'ın son günlerinde kışlık bere takıp evde dolanıcam.
Birde gece banyoya giricem var ki el kafayı yıkıyor pozisyonda agızda da çıpı çıpı ha bire banyoya girsin.

Dün tam 1 saat ağladı. Hani laf gelişi 1 saat değil cidden 60 küsür dakika.. sebep dışarıdan eve girdik diye.
Ne yaptıysak ki supermario bir şeyler yaptığında mutlaka karşılık verir ona bile pas vermedi. Susturmak için sevdiği her şeyi yapmayı denedik ama o kapı ağzında dışarı çıkmak için bekledi. Gidip arabaya binip direksiyonla oynasınmış. O ağladı ben onu taklit ettim. Buna çok sinirleniyor ciddiye alınmadığını düşündüğünden olsa gerek hırçınlaşıp kaba kuvvet kullanıyor yer mantarı. Susmadı susmadı. . hoş supermario'ya kalsa çoktan yapardı dediğini ama izin vermedim. O ağlarken biz yaşamımıza devam ettik ben yemek hazırlığında supermario salata yapımında o yokmuş gibi konuşmalar falan aramıza girip ağlamasına son verip annie baba diye bizi dürtüp efendim dediğimiz anda tekrar ağlamaya devam etti. İstediği olmayınca kendini atmalar, vurmalar cabası.

Oysa ben sabırsız ve tahammülsüz biriydim eskiden. Kendimi hiç bu kadar hazır hissetmiyordum anneliğe. Onca yaşadığımıza verdiğim tek tepki " normal, yaşıycaz bunları" oluyor. Hoş, supermario sıkıldı her olay sonrası bu rahatlığımdan ama yapacak bir şey yok bunlar yaşanacak şeyler, uzun bir yolculuk her anı gülerek geçmiyor. Yaşının verdiği şeyler ve dönem dönem oluyor ve olacak da. Sinirlensem kaç yazar anlamıyor ki. Bir insan büyütüyor, onunla birlikte biz de büyüyoruz.  Ben krizleriyle bile çok seviyorum bebi'nin annesi olmayı. Her anını dolu dolu yaşamak istiyorum.

Nasıl sustu onu söylemedim. Banyo'ya girdi yıkandı ve sakinleşti. Sonra yaşamımıza devam ettik hiç bir şey olmamış gibi:)

24 Mayıs 2013 Cuma

Bir Tatil Planı

Supermario; hangi gün gidiyorduk biz?
- hafta ortası
Supermario; tamam o zaman ben pzt, salı'yı izin alayım da oğluma bakarım oh miss. Oynaşırız, erkek erkeğe gezmeye gideriz, yemek yeriz. Şimdiden heyecanlandım bak tatilden daha çok. Sen de çatla işe gidince.
- seni çok seviyorum ben ya..

29 Nisan 2013 Pazartesi

haftasonu mu geçti tır mı geçti belli değil

Cuma akşam dışardaydık arkadaşlarla.
Arkadaş grubumuzdaki tek çocuklu çift biz olduğumuz ve bebi hep tek olduğu için artık o da alıştı kendini büyük sanıyor. küçük adamım benim. yalnız puseti almayı unutmuşuz oyy diyorum.
Sırayla herkes bebi'nin peşinde birimiz dinlendi birimiz yedi. 5 kişi seferber olduk arkasında.
Ama özlemişiz oksijene doyduk deniz çimen arasında.

Cumartesi akşam da bebi'yi anneme satıp Supermario ile ikimiz çıktık dışarı.
Önce gezdik sonra bir şeyler atıştırdık en sonda biraz eğlenmek için bir yere girdik, öyle yorulmuşuz ki bir de supermario çalışıyordu c.tesi benden geçmiş diye diye dans etti. Harika geçti vaktimiz ama böyle bitmedi tabii.

Eve geldik saat 02:00 uyuduk ettik bebi'yi giydir yatağına yatır derken 02,30 yatağa sürünerek girdik. ve ertesi sabah 6,30'da bebi odasından koşarak babaaaaaaaaa diye uyanmasını rüya sandım ama değildi. Bir önceki haftasonu ben rahat uyuyaym diye supermario bebi'yi alıp sabah 07'de dışarı çıkmıştı. Arabayı yıkamaya götürmüşler, markete gidip alışveriş yapmışlar ve kahvaltı hazırlamışlar bu hafta aramızdaki yazılı olmayan sözleşmeye göre:) ilgilenme sırası bendeydi. Göz kapağım yer cekimine yenik düşüyor açmak istedikçe kapanıyorken bebi de pazar sabahları klasik olan yatakda  3'müzün oynadığı bebi'nin çoraplarını çıkarıp ayaklarını yorgana saklayıp çorabını supermario'nun yüzüne atma çığlık kıyamet gülme oyununu oynadık. Ama ben tek başıma bebi'yi kesmedim. Babam ıh ıh dedikçe supermario'nun uykusu bölünmesin diye içeri geçtim. Kahvaltı yaptırdım ona hızlıca ve tv'nu açtım. Akşam içmiş olmanın uykusuz olmanın ayaklarımın altındaki damarların tepinerek dans etmekten hala pıt pıt atıyor olmasının etkisinden olsa gerek salonda içim geçmiş 15 dakika. 9,30'a doğru tukuu sesiyle zıpladım koltuktan, bebi daha yeni katladığım tüm çekmeceleri indirmiş. Cama tırmanırken Supermario farkedip beni çağırmış. kaptığım gibi içeri aldım supermario uyusun diye onunda uykusu bölünmüş yatmadı daha fazla geldi yanımıza.

Ekmek gazete almaya gitti onlar ben de kahvaltıyı hazırladım. Bir geldiler küsüşmüşler birbirlerine. Bebi ağlıyor supermario daha götürmiycem diye söyleniyor:)) Bebi araba delisi. İlla oturup vitesle oynasın direksiyonu çevirsin. Bunu keşfettiğinden beri oto koltuğunada oturmuyor. Binmesi bir dert arabaya inmesi bir dert. Tamam oynasın diyoruz ama doymuyorda direksiyona.  Öyle olunca bebi oynamak istemiş supermario hadi yeter kahvaltı yapıcaz demiş anlaşamamışlar haha. İkisinide öpüp biraz pohpohladım hemen kendilerine geldiler :p

Paza kahvaltıdan sonra supermario nereye gidelim dedi yok dedim canım almayayım ben. Yorgunum. Çok isteyince dayanamadım hazırlandık. Dışarısı cehennem sıcağı sanırsın nisan değil ağustos. Açık havada dolaşacaktık ama gözümüz sıcakta yemedi vazgeçip önce Buyaka'yı gezdik öğleni geçmişti saat yemek yedik oradan mutfak alışverişini yapmak için real'e geçtik Meydan'a. Saat 4 ve ben çoook yorulmuştum. Eve gidelim dedim kabul görmedi  teklifim. Cadde'ye gideriz gitmeyiz derken bir baktık cadde'deyiz. Akşam yemeğini yedik hızlıca sonra arkadaşlarla buluşup maçı izlemeye gittik. şaka gibiyiz. bebi hala uyanık bu arada sabahın 06:30'undan beri. Enerjimiz sanki 32 saat uyumuşuz da tepemizdeymiş gibi full. Gece çıkacakmış acısı bilmiyoruz tabii. Zıpladık hopladık bebi maskot oldu kendine arkadaş da buldu onlarla oynadı. altını yeni değiştirmiştim ama kaşla göz arasında altını taşırarak halletmiş değiştirecek yer de yok bulunduğumuz yerde. O şekilde arabaya kadar gittik saat olmuş 23:00 bebi hala uyanık.Uyumadı uyumadı. Hala koşturuyor zıplıyor. Arabaya koyduk pıt dedi gitti. Tam oh dedik eve girmek için arabadan çıkarınca uyandı zınk gözler cin gibi. Hepi topu 10dakika kapalıydı halbuki gözleri. Temizleme el yüz yıkama operasyonu uykusunu daha da açtı, supermario maç yorumlarını rahat izlesin diye sıra onda olmasına rağmen ben uyuttum. benim İçim geçti o uyumak bilmedi. Sonunda nakavt oldu ama gece yarısını geçti vakit. Ardından evi toplamaya başladım gecenin bir vakti her tarafta döküntüler. Supermario bilgisayar tv arazı gidip gelirken uyuyakalmışım koltukta.

çooook yorgun olarak işe geldim bugün. kafam çalışma masasına en yakın mesafede sürttü sürtecek :) söylenmek için değil bu yazdıklarım herşey tercih meselesi evde sukunetle oturmak veya gezmekten yorulmak. Biz hep b şıkkındayız.
yorgunluğundan, zorluğundan, uykusuzluğuna kadar her dakikasından çook zevk aldığım bir haftasonu oldu.

bahar geldi artık kışa kadar aynı tempodayız.

26 Nisan 2013 Cuma

beni sevmiyor musun

Aşkım akşam hazır annemde bizdeyken dışarı çıkalım ikimiz gezeriz biraz ?
- hmm
Hm ne?
- Karıcım akşam kadıköy'e gideyim diyorum atmosferi bir koklayayım, moda gireyim?
 yani ?
- yanisi yok gidiyim ?
piki git aşkım
- ??
n'oldu be
- sen beni sevmiyor musun artık? hemen git dedin trip yapmadın
ahahaha Supermario şaşırdın kendini seviyorum çok deli gibi hem de
- ee niye hemen git dedin
hahaha trip yapsam kabahat yapmasam kabahat mutlulugunla mutlu olmayı öğrendim sevgilim yetmez mi.
-11 sene sonra mı :D
evet kötülük mü haha
- teşekkür ederim karıcım seni seviyorum çok.
ben dee kocaman, çok eğlen olur mu.




21 Şubat 2013 Perşembe

haluk levent jolly joker

Bazen ıncık cıncık anlatmak istiyorum bazen kelimeler fazla geliyor. 
Sadece harikaydı yetiyor.

 Jolly Joker'in ortamını seviyorum, sıcak samimi  göz teması olacak kadar yakın oluyor insan, en uzağında olsa bile sahnenin.

Haluk Levent'i çoook özlemişiz. Supermario ile her şarkısına eşlik edip, dans ettik. Biz daha küçücükken 15-16 yaşlarında Supermario ya fb maçlarında olurdu ya Haluk konserinde. Ben de imrenerek bakardım çünkü yaşım tutmuyordu:)) Yaşım yavaş yavaş tutmaya başladığı dönemde de 22,30'du maksimum eve giriş iznim:)  İlişkimiz başladıktan sonra Supermario annemin huyunu bildiği için beni bir konsere etkinliğe maça götürse 22,15'de toparlanır arabayı en  yüksek hızda sürüp 22,30'u 1 geçe değil tam 22:30'da eve bırakırdı:) Annem ailem supermario'yla arkadaşlığımızı biliyor Supermario bizim eve girip çıkıyordu ama işte 22,30 kuralı hep vardı biz de hep uyduk :) Sonuna kadar izlemeden çıktığımız etkinlikler bizden intikam almasın diye şimdi salonu süpürenlerle aynı anda çıkıyoruz:))
Haluk Levent, açık havada da farklı konser ortamlarında da izleyicinin arasına iner dün gece de aynısını yaptı önümüze kadar geldi elinde mikrofon olmasa bile orayı sallayacak sesiyle çoook keyifliydi her dakikası. İyi ki gitmişiz dedik ne iyi geldi.
Birlikte dinlediğimiz 11yıl önceki şarkıları dün gece canlı canlı dinlerken sanki minik tuku ve supermario eşlik ediyordu onlar zıplıyordu sanki o şarkılarda .. ne küçüktük.. ne çocuktuk.. neler yaşadık.. ne zaman büyüdük.. 30 çok uzaktı.. 30 çok yaşlıydı..

20 Şubat 2013 Çarşamba

hadi canım

Cuma günü biletix'de nereye ne alsam diye dolaşırken Haluk'un konserini görünce sek sek sekerekten bileti sepetime attım kredi kart numaralarımı girdim son check aşamasında süre 5 dakikadan geri sayarken o sırada işlere daldım, süre doldu kaldı. İlk boş arada tekrar tüm aşamaları geçip son aşamaya geldim yine başka bir işim çıktı yine kaldı bilet. Ben de biletin bugün bana gelesi yok akşam evden alırım diye bıraktım. Kapadım siteyi.

Akşam eve gittim 10 dakika sonra arkamdan Supermario geldi.  Klasik günün kritiği sohbetlerimizi  yapıp bir yerden de bebi'yi yeme seanslarının arasında kapat gözlerini dedi. Ne oldu ki dedim kapat işte dedi. Gözlerim kapalı sorguya başladı.
Ayakkabını giydin mi?
Hangi ayakkabıyı?
sevgililer günü hediyesi olarak aldığım ayakkabıyı?
hm yok giymedim giycem.
İnsan bir dener beğenmedin mi?
Çok beğendim ama unuttum.
1gün geçti üzerinden insan bir dener.
Supermariocum gözlerim bunun için mi kapalı açık konuşsaydık ahaha amacın ne?
Tamam konuya giriyorum aç gözlerini.

İki bilet elinde Haluk Levent'e..


yok artık! dedim
istemiyor musun gitmek dedi
deli misin çok istiyorum dedim...
önce başladım anlatayım ben bu sabah bla bla bla sonra vazgeçtim.
sarıldım kocaman.

o gün geldi akşama Haluk gecesi var.

19 Şubat 2013 Salı

sinema

Sinema'ya gitmek lüks artık bu bir gerçek.

Bırakacak insan olmasına rağmen vicdanımızla baş başa kalıyoruz her plan sonrası.
Ya bir telefon geliyor arkadaşlardan akşam şunu yapalım diye ya da ben gündüz uzakken organize ediyorum iş çıkışı için. Taa ki akşam görüşünceye kadar.

Eve gelip bebi'yi görünce Supermario ile birbirimize bakıp gitmesek mi? hastayız mı desek? uf nasıl bırakıcaz diye planı iptal planlarına giriyoruz.
İstisnasız her program öncesi aynı sendromlar. Yolda aynı vicdan azapları devam ederek uzaklaşıyoruz evden. Artık gittiğimizi anladıgı için bildiğin kaçıyoruz koşarak yoksa çok üzülüyor:(

Dün akşam karı koca sinema yemek gecesi yapalım dedik. Eve geldik bebi bizi beklemiş. Görür görmez topunu getirdi benim ve Supermario'nun elinden çekip salona götürüp oyuna başladı. Anneannesi de gitsinmiş eliyle itiyor yer cücesi.
Çok da özlemişiz biz de onu ,akşam olsun görüşelim diye iple çekmişiz ama diğer taraftan da onun bizimle olamayacağı ortamlar var elimiz mahküm götürmemeye.

Burnumuzun direği sızlaya sızlaya öpe koklaya çıktık evden. Yemek yedik, dolaştık, oturduk sohbet ettik derken sinemaya 20dakika kala canım kadayıf istedi. Gunaydın'ın kadayıfı yumuşaktır Adana Dostlar'dan alalım diye Palladium'dan çıkıp oraya geçtik bir kadayıf geldi çıtırlığı geçtim pelte gibi. Normalde onu iade eder üzerine kendime kebap ısmarlatırdım ama üşendim götürüp iade etmeye zaten supermario hiç sevmez öyle şeyleri içinden böcek bile çıksa götürüp vermez. Benim zorumla arada yırtıklığı tutuyor çooook nadir o da. Nerede dişli işler var onlara ben bakıyorum ama dün hiç yoktu tırnaklarım.

Tatlı sonrası koştur koştur sinemaya geçtik. Cem Yılmaz'ın fundamental'ini stand up olarak izlemiştim hamileyken çok çok beğenmiştim. Aradan zaman geçti unuttuk deyip bir de sinemada izleriz diye akşam yine ona gittik. 21:45'de başladı 00:30'da bitti. Artık gülmekten çenem ağrıyordu parayla kendime işkence yapıyorum diye düşündüm. Çenemde problem olduğu için çok çiğnememem çok gülmemem lazım çok ağrıyor sonra. Ben ve gülmemek o da mümkün değil. Hala dün akşamki gülücüklerin bedelini ödüyorum sağ tarafım kulağıma kadar ağrıyor :)

18 Şubat 2013 Pazartesi

bla bla bla

Bir haftayı geçti tüm boş vaktimde hesap kitap yapıyorum.
Sağolsun Supermario'nun armut piş ağzıma düş hayat felsefesi :)

Önce tatil için bütçe çıkardım baktım istediğim yerler 6,5'u geçiyordu ona o parayı  verene kadar zaten arabayı değiştirmeyi düşünüyorduk biraz daha fazla çekelim daha üst model olsun diye düşünmeye başladım.  Faiz oranlarını incelerken kredi yapılandırmanın tam bizim ödediğimiz konut kredisine uygun oldugunu görüp faiz yapılandırmasıyla ilgili tüm bankalarla görüşüp konut kredisinde yapılandırmaya geçtim. Bankada memurlara sorduğum sorulara 7 kişiyi arayarak cevap verememesi bir kez daha kıl müşteri sınıfına soktu beni  biliyorum ama yapacak bir şey yok her detayı bilmem lazım. Neticede 5yıl daha kredimiz var ve hangi yapılandırma benim bütçeme en karlı olduğunu bilmem lazım. Sonunda ödeyecediğimiz rakam düşünce  arabadan vazgeçip daha fazla bireysel kredi çekelim evin kalan kredisini hızlıca kapatalım planları mantıklı gelmeye başladı. Supermario'ya 4-5 sayfa brif hazıladım resmen sunuma çıkar gibi böyle olursa böyle, ben işten çıkarsam böyle, ikimiz ödersek böyle, tatile gidersek böyle olur diye bütçe hazırladım.

Biraz dişimizi sıkıp bu yıl tatile gitmezsek evimizin kalan kredisini çok rahat kapatıyoruz'u anlatmaya çalışsamda o tatili daha çok istedi. Ben hep böyleydim hep kenara atalım biriktirelim modundayım.  Evlenirken de düğün yapmayalım oraya harcıyacağımız parayla ev alalım peşinatımız olsun diye düşünmüştüm iyi ki de öyle yapmışız. Yine düğünümüz olmuştu ama farklı bir konseptde.Tatilde casino'da para kazandıgımızda 3 kuruş bile olsa bugünlük tamam yeter oyanadık zevkimizi aldık kalanları yarın oynarız diye kenara sayarak ayırdığım çoktur. Supermario dalga geçer benimle bu huyum yüzünden ama hakkımıda teslim eder bizi çekip çeviriyorsun diye. Yetinmeyi bildiğim için sanırım Allah kat kat fazlasını verdi 5yıllık evlilik dönemimize baktığımda hep bir önceki yıldan çok daha iyi şartlara sahip olduğumuzu görüyorum...  Zaten fazlasında hiç gözüm olmadı gördüklerimizden geri koymasın derim dua ederken hep.

Şuan istediğim bir ev var kredimizi 1,5yılda kapatıp o evi almak istiyorum. Önce ben inandım her zamanki gibi şimdi Supermario'ya zerk ediyorum zehiri:) herşeyin hayırlısı önce tabii.
Tatil için fiyatta küçülmeye giderek 6,5'luk değil ama yarısı kadar başka bir yere gitmeye karar verdik ve cumartesi günü gidip aldık ets'den. Fazla açılmadan hem de istediklerimizi yaparak dengeli gitmek ne supermario'yu ne beni üzecek.

12 Şubat 2013 Salı

İlk Tokat

Dün akşam dışarı çıktık. Biraz alışveriş, biraz gezmek, biraz yemek derken oradan oraya koşup enerjisi taşan bebi her denk geldiği insanın bacaklarına yapıştı, önüne çıkan çocuklarla oynamak için etrafından ayrılmadı. Zaten Avm'de gezerken elini tutmuyoruz pusetinde değilse kendi kafasına göre önümüzde geziyor biz de tehlikeli bir an olmadıkça yanına gitmiyoruz.
 
3-4 yaşlarında bir çocuğun etrafında dolanıp duruyor. Çocuk buna pas vermedikçe elindeki oyuncağını ona uzatıyor ekmek götürüyor kendisiyle oynasın diye. I ıh çocuktan hala tık yok. Paylaşımcıdır zaten baktı çocuk oynamıyor ailesine şirinlik yapıp yine gitti çocuğun yanına. Çocuk bebi'ye Allah ne verdiyse çat diye bir tokat attı. Alt dudağı titremeye başladı ne olduğunu şaşırdı saniyeler içinde döküldü göz yaşları.

Ben koşup kucağıma aldım öptüm yanağını, o sırada istem dışı gülüyorum birşey olmadı diyerek, tokat atan çocuğun babası oğlunu kenara çekip sert bir dille uyarmaya başladı o çocukta korktu ağlamaya başladı. Kucağımda bebi onların yanına gidip kızmayın o da çocuk ne yapsın anlamıyor ki dedim. Bebi kucağımdayken tüm olayı uzaktan izleyen Supermario yanına gittik. Gözleri kan çanağı olmuş, çok uyuz olmuş vuran çocuğa sinirinden gelmemiş. Bebiyi kaptığı gibi hızlı hızlı uzaklaştı. Anlamayacak yaşta değil yapmaması gerektiğini bilecek büyüklükte Bebi kadar olsa zaten  anlamaz deyip önemsemezdim diyip durdu.


Evhamlı büyütmemeye çalışıyoruz, her düştüğünde kaldırmamaya, bir yere tırmanıyorsa yardımsız halletmesine, kendine zarar vermedikten sonra bizden medet ummasın diyoruz.
Yediği tokat değil mevzu, düşe kalka, kavga ede dayak yiye yiye büyüyecek belki ama kendini koruyabilecek büyüklükte olsa başka türlü bakardık. Belkide bakmazdık yine kalbimizde aynı hissiyatla dolardı. Onun canı yandığında aynı anda acırdı kalbimiz belki.

Sonra annemi düşündüm 30 yaşına giricem hala terliğini giy yalınayak basma yere üşütürsün diye elinde terlikle etrafımda dolaşması geldi aklıma..

 Cidden yaşanmadan anlaşılmayacak bir şey anne baba olmak onu anladım..

28 Ocak 2013 Pazartesi

Haftasonu

Günler ışık hızıyla geçiyor. Zaten kış mümkün olan tüm hızıyla bitsin. Bahar'ın gelmesini dört gözle bekliyorum.  Perşembe dışarıdaydık arkadaşlarla eve 01,30 gibi döndük ertesi gün Orcolar davet ettik aynı grup olarak onlara gittik makara gırgır 03,30'da eve geldik ertesi gün bana iş yoktu ama Supermario bayağı zorlandı ctesi işe giderken. Cumartesi akşamı da Kfy davet etti balık yemeğe onlardaydık rakı balık yaptık. Pazar günü de Ed'ler çağırmıştı ama ı ıh dedim pertim çıktı evde dinlenelim. Gitmedik. Hava çok soğuktu zaten.

Gündüz 12:30-13 gibi Bebi'nin uyku saati onu uyuttum 2,5 saat uyudu sağolsun biz de o sırada battaniyeyi çekip kuruyemişlerimizi alıp buz gibi biralarımızla ayaklarımızın altında da sıcak su torbası iz tv'de Gayrimüslüm mezarlıkları, İpekyol Treni, Reşikeş Yolları'nı izledik.
Sonra kurabiye yaptık birlikte mis gibi koktu ev.
İçinde çok çikolata olduğu için Bebi'ye vermedim. Henüz tatlının T'sini bilmiyor sarı kafa. En fazla bal ve pekmez.

Böyle sakin ama bir arada hiç prüzsüz geçen günleri çok seviyorum. Yaptığım en lüks aktiviteye bedel birlikte patates kızartıp makarna yapıp yemek.

Sonra Bebi uyandı yanımıza geldi aiyyyyy sesini duyunca zıpladık üzerine özlemişiz .

Uyanınca bebi, sıra onunla vakit geçirmeye geldi evin içinde önde bebi arkasında Supermario onun arkasında ben araba sürme oyununu oynadık. Biraz futbol biraz küpler biraz puzzle derken uyku vakti geldi. Uyku sırası Supermario'daydı ben yayıldım tv izledim o sırada şansına gene 5dakikada uyudu bebi de hep benim sıramda zorlanıyorsun bebi aşkolsun dedim duyan kim pireler uçuyor totosunda.

24 Eylül 2012 Pazartesi

cep herkülü

İşin en zorlaştığı noktaya doğru tırmandığımızı hissediyorum.
Dur durak bilmeden nefes almadan geçirdiğimiz zaman dilimi. 15. ay
Gene çok keyifli gene tadından yenmez ama sabır sınanan, ne kadar dayanıklısın isimli bir reality show gibi artık hayatımız.
Sabırsız olan motivayonu cabuk düşen bendim her zaman, Supermario'du beni hazırlayan ama
rolleri değiştik farkında olmadan.

Bebi bulunduğu aylar gereği herşeyi keşfetmeye çok meraklı, sosyalliği, insan ilişkileri aynı hız devam ediyor o canayakınlığı olmasa zaten sanırım daha zor geçer.

Elimden geldiğince yaptığı hiç bir şeye karışmıyorum keşfetmesi öğrenmesi için ama her an başına bir şey geleckmiş gibi atraksiyonlara girdiği için en sık kullandıklarımız  yapma, indirme, düşeceksin, koş peşinden, Allah'ım gene nereye çıkmış, ah ağzına atıyor, burnuna ne sokmuş, elini sıkıştıracak, atıyor, vuruyor, inatlaşıyor, 2,5lt colayı taşıyor ayağına düşecek bir yeri ağrıyacak diye herşeyi kaçırıyoruz ama ne bulsa taşıma derdinde cep herkülüm.

Teknolojiye çok meraklı iphone da fotoğrafları elimle büyütmemi öğrenmiş başparmağı ve işaret parmağını ekrana götürüp kendince fotoğraf açıyor. Tarakla saçını tarıyor, telefona alo benzeri şeyler söylüyor, supermario annene git değince bana, ben babana git değince ona gidiyor.

Kitaplara müthiş ilgili ne kadar kitabı varsa getirip ıh -a deyip ona okumamızı istiyor. Neyse ki bizim kendimiz için az kitap okuma alışkanlığımızı Rüzgar'a uygulamadık ona harika bir kitaplık yaptık. Daha bu yaşında 100'e yakın kitabı var. Sıkıldıkça yenisi okuyoruz ama hiç sıkılmıyor müthiş bir ilgiyle dinliyor ve fotoğraflara bakıyor. Çok mutlu oluyorum onu böyle gördükçe.

 Günde 2 kez uyuyor. Akşamları 21:30'da yatmaya başladı 3 aydır, geceleri mutlaka kalkıyor uyandığında su veriyoruz ve yanımıza alıyoruz diğer türlü yatagında dalamıyor uykuya, ağlıyor. Benimde onun uykusu gelene kadar dayanacak gücüm olmuyor sabah işe kalktığım için o yüzden yanımıza almak daha kolay geliyor.   Salonda yalnız bırakmaya gelmiyor evin dekorasyonunu değitirdik 1,5 ay önce ve ışıkların açma kapama düğmelerinin yanına düştü koltuğun kenarı, ona da oyun çıktı biz ne zaman yanında olmasak 1-2 sn hatta salilse hatta kafamızı çevrdiğimiz an oraya çıkıp koltuğun kenarında ellerini bırakmış ip cambazı gibi yürürken buluyoruz. Bence bebekleri melekler koruyor aksi takdirde bu kadar başı boş hale başlarına neler gelirdi düşünmek bile istemiyorum. Terlikllerimizi giyinip dolaşıyor mutluluktan dört köşe artık neyi başardığına seviniyorsa:)

Saklambaç oynayama bayılıyor, kendisi saklanıp çığlık atarak çıkıyor odalardan, bizi bulmaya bulamayınca odaları gezmeye en sonunda dudaklarını büzerek japonaki tipiyle ağlamaya başlıyor. Bunu en çok Supermario yapıyor çık diyorum çocuk nerden bulsun seni yok illaki ağlatacak ağlayınca çok komik oluyormuş oluyor valla haklı ben de çok gülüyorum ağlak haline:))

Ne çok yazdım hala yazasım var. Damak tadı iyice belirginleşti mercimek çorbasına bayılıyor, muz seviyor, et seviyor, fasülyeye mesafeli bir ilişkisi var. Genel olarak çoğu şeyi seviyor.

Çocuklarla vakit geçirmeye bayılıyor elinde ne varsa hemen karşı tarafa veriyor, genel olarak yediği şeyleri de yememiz için bize uzatıyor ve yemezsek geri çekmiyor bir kendini besliyor bir bizi, bu huyu bana çekmiş paylaşımcı hehe

Cep herkülüm büyüyor :) seni seviyorum sarı kafa.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

hayalkırıklıkları da bizdendir

uzun zamandır hatta çok uzun zamandır bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşamamıştık.
Cumartesi neler düşünürken birden tepetaklak oldu her şey.
İlk defa bebinin sesi ağır geldi kulaklarıma,
ilk defa tek kelime çıkmadı ağzımdan.

sonra kaybettiklerimizi bir kenara bırakıp motive olmak zamanı dedim. önce kendimi toparlayıp sonra supermario'ya en kötü gün bugünse bugünde yanyanayız bebeğimiz var sağlığımız yerinde hayatımızda eksilen bir şey olmadı kalk çıkalım kafamız dağılsın diye evden çıkardım.

İkimizde bir ruh gibi olmuşken gene bizi şenlendiren bebi oldu gelip yanımıza gülücükler atması elimizden tutup gezmek istemesi o ruh halimizi dağıttı. Sonra yemeğe çıktık dışarıya biraz dolaştık yıldaşlar davet etti onlara gittik ardından gene dışarıya çıktık bir şeyler içtik sonra gene onlara geçtik gece 3'ü geçiyordu eve geçtiğimizde.

Sabah, erkenden uyanmayı planlarken bebi fosur fosur uyuyunca evden cıkması 10,30'u buldu. Atladık arabaya yıldaşlarla şile'ye gittik. Deniz kum güneş iyi geldik unuttuk derken Supermario'nun alyansı denizde kayboldu :( Buna çok üzülsem de hiç üzgünmüş gibi değildim bir önceki gün yaşadıklarımız tüm üzüntü eşiğimi alıp götürmüş olsa gerek gayet eğlenmeye devam ettik.

kaybettiklerini düşünüp üzülmek bana göre değil. Yeni mutluluklar bulmak, yeniden umutlanmak lazım.




29 Haziran 2012 Cuma

iyiki doğurdun

Akşam bebi'yi kaptığı gibi dışarı çıktılar baba oğul. Ben de evdeki işlerimi hallettim.
Bebi'nin çantasını hazırladım, yemeğini koydum, salatalığı, oyuncağı, grissinisi, sütü, yedek kıyafetler, bezi, ıslak mendili Supermario tam techizatlı cevat kelle gibi aldı gitti bebi'yi. Uzaklara gitmişler kmlerce, yürümüşler sahilde, mağazaları gezmişler.

Supermario diyorki herkes bize bakıyordu kucağımda kanguru elimde puset, acıdılar mı halime, güldüler mi bilmiyorum ama ben pek mesutdum oğlumla, kaçacağım arada haberin olsun dedi.

İçeri girdiklerinde bebi'nin elinde bir mango poşeti sıkıca tutmuş. Supermario 'nun dediğine göre babaoğul karar vermişler İyiki doğurdun hediyesi almaya. Sarı bir şort . Poşeti almaya çalşıyorum bebi vermemek için elinden geleni yapıyor vazgeçti herhalde dedim gülüştük. Giydim şortumu hemen, supermario yanıma gelmiş lütfen na sıradan bir outlet muamelesi yapma, yeni sezon o şort. Reklam yapma dedim ne güldüm ne güldüm.

Canım erkeklerim benim,
sizi ne çok seviyorum bir bilseniz.

24 Haziran 2012 Pazar

iyiki doğdun meleğim

1 yıl geçmiş sen doğalı, kucağıma verdiklerinde gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülüşü dün gibi,
karnımdan alırlarken seni, hissettiğim duyguyu iliklerime kadar hala hatırlıyorum.

kıvırcık sarı alnına yapışmış saçlar, üstü beyaz benekli burnun, pofuduk yanakların bembeyaz teninle büyülemiştin hepimizi. Her gün değişen hareketlerin, keşiflerinin hayatımıza kattığı lezzet inanılır gibi değil. Nasıl bir duygu patlaması her an dokunsalar ağlayacak kadar mutlu oluyorum yanındayken.

Doğum gününü aile içinde kutladık önce, Şile'ye gittik. 1aylıkken ilk kez götürmüştük seni 1yaşını da orada kutladık. Babaannen,deden,halan,kuzenlerin,nenen,anneannen, ben baban hepimiz yanındaydık.
Doğum gününde ilk kez denize girdin ayaklarını cadde bostan sahilde soktuğumuzu es geçersek denizle gerçek buluşman oldu bu. Önce korktun sonra tuzlu suyu yalamaya kalktın sonra çıkmak istemedin. Nasıl eğlendik etrafında her birimiz. Mest oldun. Kalabalığı çok seviyorsun. Çok sosyal, dışa dönük bir yapın var ve mutlusun. Güleryüzlü olman içimi ısıtıyor en çok istediğim şeylerden biriydi.

Akşam ,şerefine bir de mangal partisi yaptık, masanın başına oturup ulusa sesleniş konuşmanı yapmayı ihmal etmedin kendi lugatında "abuf"larla başlayıp tek elini kaldırıp mır mır söylenmelerini gülerek izledik.

Canım oğlum, yakışıklı erkeğim seni çok seviyorum annecim.
Bir rüyadayım sanki. Hala anne olduğuma inanamamışken 1 yaşını doldurmuş olman, zamanın hızına yetişememek hayal gibi.
Elimde olsa bu aşamada zamanı durdurup, çalıştığım için yanında olamadığım her anın tadını son zerresine kadar çıkartmak isterdim.

Minik tırtılım,
sağlıklı nice seneler güzel oğlum.
seni çok seviyorum
iyiki doğdun meleğim.

15 Haziran 2012 Cuma

yaz

Supermario yazı çok seviyor,
Bahar girip yağmurlar gittiğinden beri her akşam bir yerdeyiz.
Hafta içini hafta sonu gibi yaşamalı mottosu
tam da dediği gibi eve girip üstümüzü değiştirip çıkıyoruz her gün.
hiç anlamadan geçiyor günler sahil'de serin serin anının tadını, bazen 3'müz bazen arkadaşlarımızla çıkarıyoruz.
Bebi de pek mutlu keyfi yerinde.

ilk öptüğüm kurbağa, tatlı prensim
seni çok seviyorum
Supermariom canım sevgilim.

7 Haziran 2012 Perşembe

2 güzel

Bu gün özel bir gün ,
annem 10 günlük harika bir manevi yolculuğa çıktı.
Ben ve Supermario ise evliliğimizin 4. yılına girdik bu gün.

Annemin uçağı 11'de kalkıyor o beni aramadan ben ona ulaşamayacağım telefonu yanında değil. Elinin altında olunca insan daha mı az farkediyor sevdiklerinin değerini. 10 gün sonra burada olacağını bilsem de içim içimi yiyor, şimdiden özledim onu.

Ve biz,
4 koca yıl ,geçen yıl gelen aşkla 3 kocaman kalp olduk.
Bu sene her şey daha anlamlı, daha olgun, daha değerli sanki.
İnsanın hayatta kendi öncelikleri dışında aynı hevesle değer verdiği bir evladı olması hayata bakışını değiştiriyor.

Mutluluğum tarifsiz. Tam bir aileyiz artık.
hani bebi'yi aşkımın oğlu diye seviyorsun ya,
eve gelince önce kimi öpeyim diye şebeklik yapıyorsun ya,
sen deli gibi acıkmışken ilk bebi'yi yediriyorsun ya
evde yakalamaç oynuyoruz ya,
hep planları ben yapıyorum sen hazııra konuyorsun ya,
gözlerinin içindeki ben'i hep hissettiriyorsun ya,
birilerine ihtiyaç duymadan kendimize özel anlar yaratıyoruz ya
 gözlerin parlayarak bulduğun fikiri paylaşıyorsun ya
Seni çok seviyorum Sevgilim,

ve senden olanı.